AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Niye gafletteyiz?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Moderatör
Moderatör
Teşekkürleri : 39
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 16/09/09
Nerden : isvec
Mesaj Sayısı : 2453
Tecrübe Puanı : 12440

MesajKonu: Niye gafletteyiz? Salı Kas. 23, 2010 4:34 pm

Gaflet, kalp ve ruh hafızasının yitirilmesidir. Bir hükümdarın her şeyi unutarak izbe sokaklara düştüğünü hayal edin: Üst baş perişan, bir kuru ekmekle açlığını bastırmak için insanlara el açıp yalvardığını. Ayaklar altına alınıp alay edildiğini, hakarete uğradığını. Ne bilsin bir zamanlar o ülkenin hükümdarı olduğunu. Kendisiyle alay edenlerin bir zamanlar kapısına bile yaklaşamadıklarını. İşte kalp ve ruh da beden ülkesinin hükümdarıdır. Eşref-i mahlukat olarak yaratılan, tüm alemlerin yaratıcısının halifesi olan insan, gafletle; hafızasını yitirip gerçek değerini kaybederek, nefsinin heva ve hevesinin ayakları altında her an hakarete uğrar. Onların oyuncağı haline gelir.



O nedenle Haris el-Muhasibi (k.s) buyuruyor ki; “Kalbin Allah’tan gafil kalması bir kul için bela ve musibetlerin en büyüğüdür.” Çünkü gaflette kişinin aklı örtülür, bir uyuşukluk sarar. Muhakeme yeteneğini yitirir. Gerçek bilgiden uzaktır. Başına gelecek tehlikenin farkında değildir. Tıpkı emekleyen bebekler gibi, bir uçurumun yanındayken bile tehlikeyi sezemediğinden oradan aşağı emeklemeye devam edebilir. Peki, insan niye gaflete düşer?



İMAN VE YAKİN NURUNU PERDELEYEN GÜNAHLAR



Allah’tan uzaklaşan günahı kolay işler; kalbi katılaşır. Kalp katılığı daha fazla günaha daldırır kişiyi. Günaha dalanın kalbi perdelenir ve basiret nuru perdeler ardında kalır. Böylece günahlar kalbin iman ve yakin nurunu zayıflatır. Kalp kararır, gaflet uykusuna dalar. Kalbin basiret nuru söndüğünde akıl da işlevini tam olarak yapamaz. Kalbin, ruhun, aklın irade ve otoritesi nefsin eline geçer. Sonrasında nefis ve şeytan ortalıkta cirit atmaya başlar. Dünyaya geliş gayesi unutulur, gaye nefsin heva ve hevesi olur. Tüm yaşam enerjisi ve verilen nimetler, ömür sermayesi nefsin arzularını gerçekleştirebilmek için seferber edilir adeta.



AHİRETİ UNUTUP DÜNYAYA TUTULMAK



Nefsin kalbe hakimiyeti ölçüsünde, kişinin heva ve hevesi kuvvet kazanır. Kişi heva ve hevesinin kuvveti ölçüsünde dünyaya sarılır, Allah’tan ve ahiretten uzaklaşır, gaflete dalar.Gaflet; gözleri kör, kulakları sağır eder. Böylece ilahi çağrıları duyamaz olur. İlahi irtibat kesilince kalp körelir, kişi baş gözüyle görülene yönelir. Ahireti unutur, dünyayı elde etmek ister. Dünya sevgi ve hırsı kalbi sarar. Onun ışıltılı cazibesi gönlü çeler. Kalp dünyaya çekildikçe ilahi emirlerden ve ahiretten daha da uzaklaşılır. Gaflet tedavi edilmezse, perdeler kalkıp gerçekler olduğu gibi ortaya çıkıncaya kadar kişi bir rüyanın peşinde koşturur durur.



SALİH AMELLERLE KALBİ BESLEMEMEK



Farzlardan başka kuşluk, evvabin, teheccüd gibi namazlar, oruçlar, Kur’an okuma, zikir gibi ibadetlerle kalbin nefis ve şeytana karşı beslenmesi, hassasiyetinin artırılması gerekir. Ve bu ibadetler olabildiğince gafletsiz yapılmaya çalışılmalıdır. Gavs-ı Sani (k.s), kalbini diriltmek ve beslemek isteyen kimsenin Allah’ın zikrini çok yapması gerektiğini belirtir.



GAFİL İNSANLARLA OTURUP KALKMAK



Gafil insanlarla oturup kalkmanın yıkıcılığıyla ilgili çok çarpıcı bir kıssa anlatır Hace Ubeydullah Ahrar (k.s) “Bir gün Bayezid Bestami’nin (k.s) gönül huzuru bozulur, perişanlık ve huzursuzluk hisseder. Kendini o halden kurtaramayınca meclisindekilere, ‘Yoklayın! Bizim meclisimize bir gafil girmiş olmalı. Bu dağınıklığın sebebi odur!’ der. Müridleri araştırırlar. Yabancı birini değil ama asaların içinde yolun yabancısı gafil birinin asasını bulurlar. Onu dışarı çıkarırlar. O anda Bayezid Hazretleri’nin gönül huzuru yerine gelir; kabz basta, tefrika hali de cemiyyete (Allah’ta gönlün birliği) dönüşür.” Gönüllerimiz Bayezid Hazretleri’ninki kadar hassas olmadığı için bizler zahiren çok bariz bir şekilde farkı anlayamasak da gafil kişilerden uzaklaşmak kalbimizi perdelenmekten korur.



DÜNYEVİ ŞEYLERDEN ÇOK FAZLA KONUŞMAK



Ebu Abdullah en-Nibaci (k.s) “Allah Teala’dan başka şeyleri anmak, onlardan bahsetmek kalpte kasvete, katılığa sebep olur” buyuruyor. Maddi şeylerden çok fazla konuşmak, kişinin gönlüne kasvet yağdırır. Bu kasvet başlangıçta kişiyi manen boğazlar gibi olur. Ancak konuşmaların tekrarı ve devamı bu boğulma hissini kaybettirip kalbin katılaşmasına götürür. Bunların artması ise perdelenmeyesebep olur.



YENİLENLERE DİKKAT ETMEMEK



Kişinin yediği yemeğin 40 gün kalbi etkilediğini belirtiyor keşif sahibi arifler. O yüzden yiyip giydiklerinin helal olmasına dikkat etmemek, yemek pişirirken, hazırlarken ve yerken gafletli olmak, o yemekle beslenen bedenden de gafletli işler çıkmasına sebep olur. Yemek pişirirken öfkelenmek, kötü sözler sarf etmek, dinlemek ya da inkarcıların pişirdiği yemeği yemek de aynı şekilde kalbi olumsuz etkiler. Hace Ubeydullah Ahrar (k.s) buyuruyor ki, “Gafletle ısıtılan sudan abdest alan ve gafletle pişirilen yemekten yiyen kimsenin gönlünde zulmet ve gaflet meydana gelir.” Eğer sunulan yemeği yememek fitneye, kalp kırılmalarına sebep olacaksa ya da yemek gerekiyorsa, yiyeceklere bir Fatiha ve üç İhlas okunarak yenmesinin, yemeğin manevi zararını kaldıracağı ümit edilir. Ayrıca yemeği hazırlama, pişirme hatta yeme esnasında abdestli bulunmak da kişiyi gafletten korur.



Bunlar tasavvuf erbabının azimet hallerindendir. Fakat çok ince görülebilecek bu gibi şartlara özen, kalbin daima uyanık ve gafletsiz kalmasında etkili olur. Azimetlere sarılmak kişiyi her nefesinde gafletsizliğe ve Allah’ın huzuruna taşır.



Rabia SULUK • 55. Sayı / DEĞERLERİMİZ

__________________


MENZIL SUFISI:
http://menzilsufisi.wordpress.com/
SUFISMEN:
http://sufismen.wordpress.com/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir

MesajKonu: Geri: Niye gafletteyiz? Çarş. Kas. 24, 2010 6:52 am

Allah c.c razı olsun kurban :G
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Moderatör
Moderatör
Teşekkürleri : 39
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 16/09/09
Nerden : isvec
Mesaj Sayısı : 2453
Tecrübe Puanı : 12440

MesajKonu: Geri: Niye gafletteyiz? Çarş. Kas. 24, 2010 4:42 pm

amin ecmain kurban..
gafletteyiz ve bir turlu gafletten kurtulamiyoruz.. Allah c.c hepimizi kurtarsin insaAllah..

__________________


MENZIL SUFISI:
http://menzilsufisi.wordpress.com/
SUFISMEN:
http://sufismen.wordpress.com/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yönetici Yardımcı
Yönetici Yardımcı
Teşekkürleri : 15
Yaş : 42
Kayıt tarihi : 12/07/09
Nerden : amasya
Mesaj Sayısı : 1356
Tecrübe Puanı : 10606

MesajKonu: Geri: Niye gafletteyiz? Çarş. Kas. 24, 2010 5:20 pm

"Gaflet, kalp ve ruh hafızasının yitirilmesidir."

Yukarıdaki tarif yerini bulmuş. Öyle bir ruh hafızası ki, Kalu Bela'daki verdiği sözü hatırlar. Gafletten uyanmak için şefkat tokatı yemeyi mi bekliyoruz acaba? cherry

__________________


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content

MesajKonu: Geri: Niye gafletteyiz? Bugün 2:28 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Niye gafletteyiz?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Dergisi-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın