AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Bir Hastalık Olarak Obezite

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
avatar
Teşekkürleri : 25
Yaş : 31
Kayıt tarihi : 24/08/08
Nerden : Gül Diyarından
Mesaj Sayısı : 9415
Tecrübe Puanı : 21543

MesajKonu: Bir Hastalık Olarak Obezite Salı Haz. 21, 2011 2:04 am


"Obezite" uzmanlarca
vücutta fazla miktarda yağ
birikmesi sonucunda gelişen
mutlaka tedavi edilmesi gereken
bir "hastalık" olarak tanımlanıyor



Teknolojik
gelişmeler ve hayat standardımızdaki değişmeler neticesinde daha az
hareket edip daha çok yiyor ve gittikçe daha kilolu hatta obez insanlar
haline geliyoruz. "Obezite" uzmanlarca vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucunda gelişen, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir "hastalık"
olarak tanımlanıyor. Pek çok ülkede sivil toplum örgütleri ve resmi
kuruluşlar tarafından bu hastalığa karşı kitleler bilinçlendirilmeye
çalışılıyor. Zira çağın en sinsi ilerleyen ve zararsız gibi görünmesine
rağmen en tehlikeli hastalıklarının başında olan obezite; tedavi
edilmediği zaman kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı,
yüksek kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet
düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları, taş
oluşumu ve bazı kanser türleri gibi hastalıkların sebebi olabiliyor.

Son
yıllarda insan yaşamını olumsuz yönde etkileyen obezitenin salgın bir
hastalık gibi tüm dünyada yaygınlaştığı ve bu salgından Türkiye?nin de
olumsuz yönde etkilendiği yapılan araştırmalarla kanıtlanmış durumda.
Obeziteyle ilgili önemli çalışmalara imza atmış olan İç Hastalıkları
uzmanı Dr. Yavuz Furuncuoğlu hastalıkla ilgili şunları söylüyor: "Kişilerin
fazla kilosu obezite ile aynı anlamda değildir. Örneğin bir sporcu
fazla kilolu olsa bile yağ oranı çok az, kas oranı fazla ise bu ?obez?
olduğu anlamına gelmez. Kısacası obezite 'fazla yağ birikimi' demektir.
Normal bir erkek bireyde vücut yağ oranının % 12-20, kadının ise %
20-30 oranında olması gerekir. Yaş ilerledikçe bu normal değerlerin
biraz yükselmesine izin verilir. Pratik yaşamda erkekte % 25, kadında %
35?in üzerinde yağ oranı patolojik bir durumdur."


Kişinin
kilosuna bakıldığında Beden Kitle İndeksi?ne göre vücut ölçüleri normal
sınırlar içinde olsa dahi, yaşına göre vücudunda fazla miktarda yağ
bulunan kişilere "metabolik obez" denildiğini kaydeden Furuncuoğlu, "Bu
kişiler diğer şişman kişiler gibi tüm metabolik hastalıklara açık
kişilerdir. Kişinin tartı aletine çıktığında kilodan çok vücut yağ
oranının önemli olduğunu unutmamak gerekir. Bir haltercinin boyu 1.50
cm, kilosu 65 kg ise boyuna göre kilosu fazla olmasına rağmen yağ
oranına baktığımızda problem yoksa bu halterciye 'obez' dememiz mümkün
değildir"
şeklinde konuşuyor.

HANGİ VÜCUT ÖLÇÜLERİ İÇİN OBEZ DİYEBİLİRİZ?

Vücut
yağ oranı yüksek olan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana gözükmesi
gerektiğini ifade eden Furuncuoğlu, ülkemizdeki kadın nüfusunun yaklaşık
üçte biri, erkek nüfusumuzun ise beşte birinin obez olduğunu dile
getiriyor. Obezite için en yaygın kullanılan ölçümün beden kitle endeksi
"Body Mass Index-BMI" ve bel çevresi ölçümü olduğunu kaydeden Furuncuoğlu, "BMI,
vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m²) bölünmesi ile hesaplanır.
Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Örneğin Elif Hanım'ın ağırlığı
70 kg, boyu ise 1.60 m'dir. Buna göre Elif Hanım'ın BMI değeri: 70 /
(1.60)² = 70 / 1.60 x 1.60 = 70 / 2.56 = 27.34 kg / m² olarak
hesaplanır. Yani kilomuzu boyumuzun karesine böldüğümüzde çıkan sayı
vücut kitle indeksidir (BMI)"
diyor.

Sağlık otoriteleri BMI
değerlerini normal kilolu, fazla kilolu, obez ve morbit obez şeklinde
gruplara ayırmıştır. Buna göre, 18,5 ile 25 arası ise normal, 25 ile 30
arası fazla kilolu, 30 ile 40 arası obez, 40 üstü ise "morbit obez" denilen "aşırı şişman insan"
tipleridir. Hastalıklar ve ölüm riskleri bu oranlara göre ortaya
çıkmaktadır. Vücut kitle endeksi arttıkça, hastalık ve ölüm riskleri de
büyümektedir. Ancak bu oranlar çocuklarda, gebelerde ve sporcularda
geçerli değildir.

BAYANLARDA RİSKLİ YAŞLAR

Bayanlarda üç dönemde obezite riskinin arttığını kaydeden Dr. Furuncuoğlu şu bilgilere yer veriyor: "İlk
adetin başlangıç döneminde özellikle erken adet görenlerde obezite
riski çok yüksektir. Gebelik ve menopoz sonrası da bayanların obezite
olma riskleri fazlalaşır. Erkeklerde 50 yaş, bayanlarda ise 70 yaşına
kadar vücut kitle indeksinde artış olabilir. Bel çevresi kalınlığı
santral obezite göstergesidir ve insülin direnci ile ilişkilidir.
Dolayısıyla tip2 diyabet (şeker hastalığı), hiperlipidemi (yağ
fazlalığı), hipertansiyon ve koroner arter hastalığıyla ilişkilidir. Bel
çevresi yüksek çıkan hastalarda bahsedilen hastalıklar ortaya çıkmadan
tedbir almak gerekir."


BEL ÇEVRESİ ÖLÇÜMÜ VE ANLAMI

Furuncuoğlu?na
göre, vücuttaki toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede
biriktiğini bilmek daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, kalça
ve vücudun diğer bölgelerinde yağ birikiminden daha fazla sağlık
risklerine neden olur. Bu risk için basit fakat doğru bir yöntem bel
çevresi ölçümüdür. Bununla birlikte, bel çevresi ile ilişkili hastalık
riskinin, farklı toplumlarda değişkenlik gösterdiği unutulmamalıdır.

OBEZİTE VE YAŞ İLİŞKİSİ

Obeziteden
kaynaklanan riski belirlemede yaş da önemli bir unsur. İleri yaştaki
şişman bir kişi ile genç yaştaki şişman kişi arasında ölüm riski
açısından fark vardır. Yaş ilerledikçe ölüm riski daha düşük çıkacaktır.
Başka bir deyişle kilo ve yağ miktarı gençlerde daha tehlikelidir.
Yağlanma yaşla birlikte artan fizyolojik bir süreçtir. Örneğin 65 yaşı
aşmış ve vücut kitle endeksi 25-27 arasında olan fazla kilolu grupta
ölüm riski artmamıştır. Vücut kitle indeksi 28'in üstünde ise hangi
yaşta olursa olsun risk yükselmiştir. Yaşlı kadınlarda fazla kilolu
grupta olmak hatta hafif obez olmak zararlı olmayabilir. Hatta fazladan
östrojen (kadınlık hormonu) üreterek düşmeye bağlı kemik kırıklarından
koruyucu olabilir. Aynı etkinin erkeklerde görülmediği kanıtlanmıştır.

ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ NEDİR?

Çocuğun
yaşıtlarına göre ağırlığı fazla ise (>85) obeziteden bahsedilebilir.
Çocuklar için yaşa göre hazırlanmış vücut kitle indeksi grafik kartları
vardır. 80-95. persentil arası çocuklar "toplu ? kilolu", 95. persentilin üstünde olan çocuklarsa "obez"
olarak kabul edilir. Çocukken şişman olmak erişkinlikte şişman olmayı
kolaylaştıran bir etkendir. Anne sütü alan çocuklarda obezite daha az
görülmüştür. Bebekler ne kadar uzun süre emzirilirse, erişkin dönemde
obez olma ihtimali o kadar düşer.

Gebelikten itibaren başlayan
beslenme hataları yüzünden bebekler birer tosuncuk olarak dünyaya gelir.
Hamilelik boyunca anne adaylarının aldığı fazla kilolar, çocuğun kilolu
doğma ihtimalini artırır. İkinci olarak, süt verme döneminde anneler,
muhakkak anne sütü vermelidir. Anne sütü değil de mamalarla beslenen
çocuk ileride kilolu olacak demektir. Yani şişmanlığın tohumları henüz
gebelikte atılmaktadır. Yetişkinlerde yağ hücrelerinin yalnızca çapı
büyür ve biz şişmanlarız, ancak çocuklarda bu yağ hücrelerinin çapı
değil, sayısı artmaktadır. Bu ise daha tehlikelidir ve çocuklar obez
olmadan tedbir alırsak, onların ileride şişman fertler olmalarını
engellemiş oluruz. Genetik faktörler nedeniyle de çocuğun şişman olma
ihtimali yüksektir. Anne ya da babadan biri şişman ise bu ihtimal % 40,
anne ve babanın her ikisi de şişman ise, çocuğun şişman olma ihtimali
%80'dir.

Araştırmalara göre bilgisayar başında 4 saatten fazla
oturan çocuk ve yetişkinlerde kilo oranı daha yüksektir. Ayrıca
çocuklarımız maalesef Osmanlı mutfağını değil de gittikçe büyüyen fast
food kültürünü tanıyorlar. Bu da onların sağlıkları açısından büyük bir
problem teşkil ediyor. Bu durumda da bizler sebzenin reklamını iyi
yaparak çocuklarımızı spora ve oyuna doğru yönlendirmeliyiz.

ÇOCUKLUK OBEZİTESİ İÇİN RİSK ALTINDA OLANLAR KİMLERDİR?

- Düşük doğum tartılı olan bebekler
- Şeker, tatlandırılmış içecekler, doğal olmayan hazır meyve suları, asitli şekerli içecekleri sık tüketenler
- Az fiziksel egzersiz yapanlar
- Aşırı televizyon izleyenler (Özellikle kız çocuklarında ve çok ufak çocuklarda daha da önemlidir.)
- Genetik faktörler (Ailede şişman ebeveyn varsa çocukta obezite gelişme ihtimali artar.)
- Çocukluk ve ergenlik döneminde artan ve kontrol edilemeyen yağ hücreleri.

OBEZ ÇOCUKLAR İÇİN NE YAPILABİLİR?

- Sağlıklı beslenme diyeti, davranış değişikliği ve egzersizle sağlanabilir.
- Televizyon, video oyunları, bilgisayar kullanım süreleri haftada birkaç saatle sınırlandırılmalıdır.
- Fiziksel aktivite artışı teşvik edilir.
-
Gençlerde trafik ışığı diyeti yapılır. Yiyecekler trafik ışığı
renklerine göre dizaynedilir. Yeşil ışıklı yiyecekler, düşük kalorili
yiyecekleri, sarı ışıklı yiyecekler, dikkatli yenecek olan orta
kalorilileri, kırmızı ışıklı yiyecekler ise yenilmemesi gereken yüksek
kalorilileri tanımlar.
- Düşük glisemik indeksli yiyecekler tercih edilir.

OBEZİTE KALITSAL OLABİLİR

Obezitenin
% 25-40 oranında kalıtsal nedenlerle geliştiği kanıtlanmıştır. Kortizol
ve insülin yağların depolanmasına (şişmanlık) , büyüme hormonu (GH) ve
testosteron ise yağların mobilizasyonuna (yağ yakmasına) neden olur.

KİLO ALDIRICI YANLIŞ BESLENME ALIŞKANLIKLARI

Gece Yemek Yeme: Günlük ihtiyacı olan kalorinin %25-50'sini gece tüketen kişiler "obez" sınıfına girer.

Aşırı Yeme Krizi ve Yeme Bozuklukları:
Obez insanların yaklaşık %30'u bir oturuşta (2 saat içinde) 5000-15000
kalori yiyebilirler. Eğer kişinin haftada en az 2 kez olmak üzere 6
aydır devam eden yeme bozukluğu varsa "Aşırı Yeme Krizi"nden bahsedilir.
Blumia'nın bir karekteristiğidir. Psikiyatrik yardım gerekir.

Engellenmiş Yeme:
Genellikle normal kilolu orta yaş kadınlarında görülür. Yüksek seviyede
bilinç kontrolü vardır. Düşük kilolara varana kadar devem eder. Bununla
beraber bazen bu aşırı dikkat tersine dönüp, kontrolü bırakmaya ve
aşırı yemeye neden olabilir.

Seyrek Yeme: Daha az sıklıkla ama daha çok kalorili yeme söz konusudur.

Tatlı Düşkünlüğü:
Daha çok kadınlarda görülür. İkindi vakitleri ve gece uykudan uyanarak
yeme isteği duyarlar. Kan şekerleri normaldir. Günün kısaldığı
mevsimlerde daha çok görülür.

Aysun ÖZPOLAT / Semerkand Aile Dergisi

__________________


"Hüda zalim kişiyi helak etmek isterse
Kahır sebeplerini kendisine yetiştirir
Bu açık iddia için burhan gerekse
Firavun elinde Cenab-ı Musa'yı yetiştirir"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net

Bir Hastalık Olarak Obezite

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Aile-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın