AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Ey Merhamet!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
avatar
Teşekkürleri : 25
Yaş : 31
Kayıt tarihi : 24/08/08
Nerden : Gül Diyarından
Mesaj Sayısı : 9415
Tecrübe Puanı : 21603

MesajKonu: Ey Merhamet! C.tesi Ara. 17, 2011 11:43 am

Ey Merhamet!

Hasan AKÇAY

Yolda kalmış olanlar için ıssız dağ başlarına hanlar yaptıran, kanadı kırık yaralı kuşlar için kuş evleri imar eden, bir çiçeğin de canlı olduğunun idrakiyle onu koparmaya kıyamayan, bir ağacı budarken bile acısını hisseden insanlığın nesline bugün neler oldu? Neleri nerelerde ne uğruna yitirdi ki, öz ana babasını boynu bükük bir şekilde kapı dışarı ederken ya da bir hiç uğruna en yakınını öldürmeyi göze alabilirken yüreğinde, vicdanında bir sızı duymaz duruma geldi?

O Rahman’dır. Yarattıklarının hepsine ayrım yapmadan merhamet edendir. Merhamet, yaratıcının sıfatlarından biri öncelikle. Sonra yaratılmışların en şereflisi olana, yani insana da bahşedilmiş özge bir haslet. Merhamet, acımak değil sadece. Acımanın ötesinde, gereğini yerine getirmek. Yani merhamet acıyı ortadan kaldırıp, yerine sevinci ve iyiliği koymaktır. Merhametli olmak, karşısındaki insan veya diğer varlıklar karşısında üzülmek ve acıyarak bakıp geçmekle anlamını bulan bir kavram değil. Kalbin üzüldüğü, acıdığı yerde elden gelen yardımı da yapabilmektir. Rahman olana iman eden her kimse, O’nun yarattıklarına karşı da merhametli olmak durumundadır. Var edenin rahmetiyle, merhametiyle kuşatılmış bir insan, aynı duyarlılıkla ve bakışla etrafındaki varlıklara bakmıyor ve onlara karşı bir merhamet duygusu taşımıyorsa kendisini sorgulaması gerekmektedir.

Kişi kendisine karşı da merhametli olmak durumundadır fakat gerçek anlamda merhamet, başkalarına karşı yapılan iyilikle ve yardımla kendisini gösterir.

Alemlere rahmet olan

Alemlere rahmet olarak gönderilenden, Efendimiz s.a.v.’den öğrendik önce merhametin anlamını. O’nun kuşatıcı sevgisi ve merhametiyle başta insan olmak üzere diğer varlıklar kendini buldu, kendini bildi. O ki, çocuklardan yaşlılara, ağaçlardan kuşlara kadar bütün canlılara karşı merhamet sahibi olmanın en güzel örneği oldu. Yoluna dikenler serenlere, üzerine taş yağdıranlara bile merhametini esirgemedi.

O’nun izinde gidenler de gördükleri eziyetler, cefalar karşısında merhametsiz yüreklerin yumuşaması için ancak niyazda bulundular. Çünkü merhamet sahibi olmak büyüklüğün, insan olmanın, her şeyden önemlisi Yaratan’a kul olmanın gereğiydi. Kötülere karşı herkes kötülükle karşılık verebilir. Ancak kötülüğe karşı iyilikle mukabele etmektir üstünlüğün alameti. Cezayı hak edenleri dahi affedebilmektir merhametli olmanın delili.

Beslendiği kaynaktan ve edindiği rehberden dolayı gönül sahibi olanlar da ancak Yunus gibi yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdiler, incitmediler, kırmadılar. Çünkü en büyük merhamet sahibi O’ydu. O’nun hayat ve rızık verdiği canlılara karşı insan hangi hakla tavır alabilir, merhametsiz, sevgisiz davranabilirdi ki?

Sakın incitme bir canı

Yalnız insanlara karşı değil, diğer canlılara karşı da merhametli olmaktan geçer insan olmanın yolu. Bir karıncaya dahi ulu nazarı olan bir kültürün, bir geleneğin fertleri olan bizler, ne oldu ki merhametin şefkatin timsali olan annelerde bile merhameti sorgular hale geldik? Meyve ağaçlarına zarar veren canlıları engellemek veya ortadan kaldırmak için şeyhülislam makamından fetva isteyen sultanın hassasiyeti hangi öğreti neticesinde oluşmuştu? Bir karınca da olsa zulmedilen, hesabının elbet bir gün sorulacağı inancıdır ki, o insanları zalimlikten uzak edip, merhametin sembolü haline getirmiştir.

Merhamet duygusunu en etkili bir şekilde kuşanan, taşıyan tek canlı olarak bilinen anneler, öz yavrularını sokaklara terk edip giderken, insanlığın nelerden ve niçin mahrum kaldığını sorgulama zamanıdır. Vahşi hayvanların bile yavrularına karşı gösterdikleri merhamet ve şefkat hissi insanda kaybolmaya yüz tutmuşsa, insanın içine düştüğü girdaptan kurtulma çarelerini araması için acele etmesi gerekmez mi?

Sadece kendi menfaat ve rahatımız için önümüze koyduğumuz hedeflere doğru koşarken başka birinin hakkını gözetmeden, ne varsa kırıp dökmek ve bu şekilde amacına ulaşmaya çalışmanın müthiş tehlikesini şu iki mısrada görüp ürpermemek elde mi? “Sakın incitme bir cânı / Yıkarsın arş-ı Rahman’ı!”

Merhamette güneş gibi

Güneş, gökyüzünden yeryüzüne ulaşıncaya kadar geçtiği yerlerdeki varlık ve canlıları da ışıtır ve ısıtır. Hiçbir varlık arasında ayrım yapmadan ışığını ve ısısını herkese ve her şeye karşı ikram eder. Mevlâna hazretleri de, insanlığa seslenirken bu güzel benzetmeyi yapmaktadır. Çünkü Güneş’in sahibi olan Allah bütün canlılar için aynı merhameti göstermektedir. Dolayısıyla güneş de Yaratıcısının emrinde ve isteği doğrultusunda hareket ederken, insanoğlu gücünü nereden alıyor da bu dairenin dışına çıkma cüretini gösterebiliyor?

Yolda kalmış olanlar için ıssız dağ başlarına hanlar yaptıran, kanadı kırık yaralı kuşlar için kuş evleri imar eden, bir çiçeğin de canlı olduğunun idrakiyle onu koparmaya kıyamayan, bir ağacı budarken bile acısını hisseden insanlığın nesline bugün neler oldu? Neleri nerelerde ne uğruna yitirdi ki, öz ana-babasını boynu bükük bir şekilde kapı dışarı ederken ya da bir hiç uğruna en yakınını öldürmeyi göze alabilirken yüreğinde, vicdanında bir sızı duymaz duruma geldi?

Kalpleri bu derece katılaştıran, hissiz ve duyarsız kılan sebepler nelerdir? Sadece kendi varlığı için var olmaya çalışan, yolda yürürken önünde düşen bir hastaya, bir yaralıya dönüp bakmadan yoluna devam eden insanların etrafımızda çoğalmasını hangi gerekçeler haklı gösterebilir ki?

Nerde görsen gönlü kırık

Bütün bu soru cümleleri kurulurken elbette ki cevaplarını kendimizden beklediğimiz gibi, sorular da nefsimize sorulmuş kabul edilmelidir. Eleştirilen, sorgulanan tutum ve davranışların uzağında değiliz. Buradaki muhasebe önce kendi vicdanıyladır yazıcının. Okuyucunun da öyle olmalıdır.

Kaybolan birçok değerden, eriyen insan yanımızdan biri merhamet duygusu. Gerçek odur ki, bizler başkaları için veremediklerimizi başkalarından bekleme hakkına sahip olamayacağız. Yüce buyruk da öyle değil mi? Merhamet edenlere Allah da merhamet eder. Yeryüzündekilere merhametsiz olanlara göklerdekilerin de merhamet etmeyeceği uyarısı, çağlar boyu yankılanıp kulaklarımıza kadar ulaşırken, bu nidayı duymazdan gelmek, bizi biz olmaktan uzaklaştırmaktan ve o büyük günde boynumuzu yere eğmekten başka bir şey kazandırmayacaktır. Burada kazanmış gibi gördüklerimiz, aslında kaybettiklerimiz olacaktır çünkü. İlâhi buyruk ve duyurularla birlikte, bu sırra mazhar olan nice gönül insanının da gök kubbeyi dolduran aynı anlamdaki çağrılarına icabet etmedikçe, yeniden silkinip kendine gelmedikçe, çağın fırtınaları karşısında göçüp giden insanî duygularımızın bıraktığı boşluğu ve mutsuzluğu maddi hiçbir varlığın doldurmadığını öğrendiğimizde vakit geçmiş olacaktır.

Gönlü kırık bir kimseye, diliyle yüreğiyle merhem olabilmenin, yolda kalmış bir yolcuya hemdem olabilmenin verdiği yürek huzurunun genişliği kaç metrekare eve ya da iş hanına sığabilir ki? İnsan özüne, yaratılış gayesine sadık kaldığı sürece saadet bulur. Aksi takdirde mutsuzluk ırmağının kirli sularında ömrünü geçirmiş olacaktır. Öz ise, güzelliği ister. Yardımlaşmayı, paylaşmayı arzular. Ve bu güzel duygular davranışa dönüştüğü sürece de insan gerçek anlamda insan olma yolunda ilerler.

Rahmet yüklü bulut gibi

Ey rahmetini yüz parçaya ayıran! Sadece bir parçasını yeryüzüne indirerek en büyük payı kendinde tutan, merhametlilerin en merhametlisi! Senin merhametin olmasaydı anne yürekleri şefkat timsali olarak bilinmeyecekti. Senin merhametin bir annenin çocuğuna olan merhametinden kat be kat fazladır. Gönüllerimizi merhametinle aydınlat, ısıt, yumuşat…

Uzak dağ başlarında unutmadığın fidanlara rahmetinin eseri olarak gönderdiğin bulutlar gibi… Bizim de dünya kuraklığında kurumaya yüz tutmuş, katılaşmaya, çoraklaşmaya meyletmiş gönüllerimizi merhamet yağmurlarınla yeniden yeşert, dirilt. Duymayan, hissetmeyen, acımayan kalplerimizi rahmet yüklü bulutlar gibi merhametinle kuşat. Rahmetinden ümidimizi, yüce merhametinden yüreklerimizi uzak eyleme.

Ey rahmeti her şeyi kuşatan Rabbimiz! Rahman ve Rahim isimlerinin hakkı için bizlere merhamet et. Çağın bu dehşetli yangınından yaralanmış yüreklerimize merhem et. Ey merhametlilerin en yücesi! Merhamet...

__________________


"Hüda zalim kişiyi helak etmek isterse
Kahır sebeplerini kendisine yetiştirir
Bu açık iddia için burhan gerekse
Firavun elinde Cenab-ı Musa'yı yetiştirir"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net

Ey Merhamet!

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Dergisi-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın