AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Avrupa Coğrafi Zenginleşirken Osmanlı Uyudu mu?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
avatar
Teşekkürleri : 25
Yaş : 31
Kayıt tarihi : 24/08/08
Nerden : Gül Diyarından
Mesaj Sayısı : 9415
Tecrübe Puanı : 21543

MesajKonu: Avrupa Coğrafi Zenginleşirken Osmanlı Uyudu mu? Paz Ara. 18, 2011 6:17 am

Dün Bugün Yarın

Sadık ILGAZ

Avrupa Coğrafi Zenginleşirken Osmanlı Uyudu mu?

15. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupalılar coğrafî keşiflere yönelmişlerdi. Bu sebeple açık denizlere açılarak Amerika kıtasını keşfetmişler, Afrika kıtasının güney noktasındaki Ümit Burnu’nu geçerek Hindistan başta olmak üzere diğer Asya ülkelerine ulaşmışlardı. Avrupalıların bu girişiminin temel nedeni ise, zamanın süper gücü olan Osmanlı Devleti’nin kontrolünde bulunan İpek ve Baharat yollarına alternatif oluşturacak yeni ticaret yolları arayışlarıydı.

Avrupalılar coğrafî keşiflerle zamanla ticaretlerini geliştirmeye, gittikleri toprakları sömürgeleştirmeye ve zenginleşmeye başlamıştı. Bazı tarih kitaplarında yer alan iddialara göre, Avrupalılar bu politikaları sayesinde gelişirken, Osmanlı Devleti ve diplomasisi mevcut gelişmeleri takip edememiş, dünyadan bihaber yaşamış ve gafil avlanmıştı.

Bu iddianın yanlışlığı, coğrafî keşiflerin gerçekleştiği yıllarda Osmanlı Devleti’nin başında bulunan Yavuz Sultan Selim, Kanunî Sultan Süleyman, İkinci Selim ve Üçüncü Murad’ın izlediği dünya siyasetine dikkatle bakılırsa, net olarak görülebilir. Tarihçi İsmail Hami Danişmend, Tarihî Hakikatler isimli kitabında söz konusu iddialara itiraz ederek, Osmanlı’nın bu dönemde yaşanan tüm gelişmelere vakıf olduğunu, bu amaçla iki yönlü dünya siyaseti geliştirdiğini yazar. Danişmend’in konu hakkındaki yorumları şöyledir:

Osmanlı’ya karşı Şiî-Katolik ittifakı

“Türkiye tarihinin ‘büyük asrı’ olan on altıncı yüzyılda doğuyla batının Osmanlılara karşı iki türlü dünya siyaseti vardır.

Bunlardan biri, Osmanlı Sünnîliğine karşı İran Şiîliğini temsil eden Safevîlerle, Avrupa Katolikliğini temsil eden Hıristiyan devletlerin ittifakıdır. Avrupa’nın Türkiye aleyhine İran’la teması daha Akkoyunlular devrinden başlamış ve bu siyasi dayanışma Safevîler devrinde de devam etmiştir.

Mesela Kanunî ile aynı yüzyılda yaşamış olan İran şahı Birinci Tahmasp, Almanya ile Portekiz’e elçiler göndererek Avrupa ile Asya’yı paylaşma esasına dayalı bir anlaşma ve birleşme teklif etmiştir, Kanunî Sultan Süleyman ise 1541 tarihinde Avusturyalılara karşı açtığı İstabur Seferi sırasında doğudan gelecek bir Safevî saldırısına karşı Veziriazam Hadım Süleyman Paşa komutasında bir ihtiyat kuvvetini Anadolu’ya göndermiştir. Kanunî’nin sadrazamlarından olduğu için o devrin siyasi durumunu çok iyi bilen tarihçi Lütfi Paşa’nın Tevarih-i Âl-i Osman isimli kitabında Birinci Tahmasp’ın ünlü imparator Charles Quint’e yaptığı teklif, o zamanın sade diliyle şöyle açıklanır:

“Şöyle kim Rum padişahı (Osmanlı Sultanı) senin üzerine vara, ben bu taraftan yürüyem; şöyle kim benim üzerime gele, sen öteden yürüyesin!”

Tarihçi Danişmend’in anlatısında da görüldüğü üzere, Osmanlı diplomasisi kendisine ve Ehl-i Sünnet’e karşı geliştirilen politikadan habersiz değildir. İki büyük düşmanına karşı tetikte beklemiş, gerekli önlemleri almıştır. Osmanlı’nın 15 ve 16. asırlardaki diğer dünya siyasetini ise bu yüzyıllarda gerçekleşen “coğrafi keşifler” şekillendirmiştir. Osmanlı’nın bu konudaki dünya siyasetini yine Danişmend’in sözleriyle aktaralım:

Coğrafî keşifler ve Kanunî’nin casusları

“Kristof Kolomb’un 1492’de ilk Amerika seyahatından iki yıl sonra, kötülükleri ile ünlü Papa Altıncı Alexandre Borgia dünyanın Avrupa’ya nisbetle batı tarafını İspanya’ya ve doğu tarafını da Portekiz’e tahsis etmiş, 1498’de Kristof Kolomb İspanya adına Amerika’da dolaşırken, ondan önce Portekizli Vasco de Gama da Ümit Burnu’ndan dolanarak [1488 yılı] Hind yolunu keşfi başarmış ve işte bu suretle batı Hıristiyanlığı bir taraftan Yeni Dünya’ya ayak basarken, bir taraftan da Hindistan’a el atmıştır. Avrupa Hıristiyanlığı Amerika’da rakipsiz olduğu için, Kolomb’un ilk seyahatinden yirmi yıl sonra Papa İkinci Jules, Yeni Dünya yerlilerinin de öteki insanlar gibi Adem ve Havva nesline mensup olduklarını resmen ilan etmek suretiyle Hıristiyanlığın onlar arasında da yayılmasına büyük bir önem vermiş sayılır. Fakat Asya meselesi bu kadar basit değildir.

Tabii orada Müslümanlıkla çatışma zarureti vardır ve hatta Hind yoluna verilen önemin asıl sebebi Hıristiyanlığa karşı Müslümanlığı temsil eden Osmanlı İmparatorluğu’nu arkadan çevirmektedir. İşte bundan dolayı Papalık makamının doğu ülkelerini verdiği Portekizlilere Hicaz’ın alınmasıyla Mekke’nin yıkılması, Müslümanlığın yok edilmesi ve onun yerine Hıristiyanlığın yayılması gibi büyük bir çatışma görevi vermiş olduğundan bile söz edilir! Bir taraftan Portekizliler Hindistan’ın Gucerat sahillerine yerleşirlerken, bir taraftan da Almanya İmparatoru ve İspanya Kralı Charles Kuint’in Sünnî Osmanlılara karşı Irak Şiîliği ile el birliği etmek istemesi işte bu büyük dünya siyasetinin uygulanması demektir.

Tabii Kanunî Sultan Süleyman’la hükümeti bu durumdan habersiz ve gafil değildir: O zamanın Türk casus teşkilatı birçok yazarların dikkatini çekecek kadar mükemmeldir. Hatta Kanunî’nin Katolikliğe karşı mücadele ederek Avrupa Hıristiyanlığını ikiye bölen Protestanlık kurucusu Martin Luther’in bütün davranışlarını büyük bir dikkatle takip ettirip, bazen sağlığını bile sordurduğu söylenir.

İşte bu mükemmel haber almaya dayanan büyük padişah Papalık’la Almanya İmparatorluğu’nun [Avusturya İmparatorluğu kastedilmektedir] Türkiye’yi çevirmek için Hindistan’la İran’a uzanan siyasetlerini muntazam surette takip etmekten bir an bile uzak kalmamış ve hele Portekizlilerin Hindistan teşebbüsleriyle Kızıldeniz’e hakimiyet projeleri hakkında Venedik’teki casuslarından muntazaman haberler almıştır. Tabii bu durumda Sultan Süleyman İslâm Halifesi sıfatıyla Papalık makamına ve Türk padişahı sıfatıyla da Almanya İmparatorluğu ile Portekiz Krallığı’na karşı cephe almış demektir.

Kanunî’nin hemen bütün seferlerini işte bu doğu ve batı hedeflerine çevirmiş olması, kara ordularının İran’la Avusturya-Almanya arasında mekik dokur gibi doğudan batıya ve batıdan doğuya saldırıp durması ve donanmasını da Karadeniz hakimiyetinden sonra Akdeniz ve Kızıldeniz’le Umman Denizi’ne ve Hind Okyanusu’na hakim olmak için devamlı seferler açması hep işte bu mukabil dünya siyasetiyle ilgili en büyük hareketlerdir.”

Kaynak: (Kısmen değiştirilerek) İsmail Hami Danişmend, Tarihî Hakikatler, Timaş, İstanbul, 2007 Kasım, s. 35-38.

__________________


"Hüda zalim kişiyi helak etmek isterse
Kahır sebeplerini kendisine yetiştirir
Bu açık iddia için burhan gerekse
Firavun elinde Cenab-ı Musa'yı yetiştirir"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net

Avrupa Coğrafi Zenginleşirken Osmanlı Uyudu mu?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Dergisi-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog