AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Yalandan, Geriye Ne Kalır?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar
Teşekkürleri : 18
Kayıt tarihi : 17/09/08
Nerden : Yozgat
Mesaj Sayısı : 4748
Tecrübe Puanı : 12957

MesajKonu: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Salı Şub. 24, 2009 1:07 pm

İmam-ı Şafii, “Yalan; güven ve emniyeti, huzur ve itimadı yok eder” der. Cam bir eşyanın kırılmasından sonra bir daha bir araya gelmesi mümkün olmadığı gibi, güven de tuzla buz olur yalan karşısında. Artık o kişi doğru söylese de karşıdakinin şüpheli bakışlarından kurtulamaz.

Efendimiz’e (s.a.v) biri gelir ve der ki: Bırakamadığım üç günaha tutuldum. Bunlar; zina, yalan ve içki. Bu durumda Efendimiz o kişiye neyi terk etmesini öğütlüyor dersiniz; dudaklarımızı uçuklatacak zinayı mı, yoksa içkiyi mi? Hiç biri. Cevaben buyuruyor ki: “Yalanı, benim için terket!” Adam kabul ediyor ve gidiyor. Bir günahı işleyeceği zaman, “Eğer bu günahı yaparsam, Rasulullah sorduğunda ‘evet’ dersem suçum meydana çıkar. ‘Hayır’ dersem yalan söyleyerek verdiğim sözü tutmamış olurum” diye düşünüyor. Böylece öbür iki günahtan da kurtuluyor. Yalan ne kadar kötü bir şey ki içkiden de, zinadan da ağır bulunuyor. Diğer yandan doğruluk nasıl büyük bir nimet ki, doğru söyleme zorunluluğu adamın günahları terkine sebep oluyor.

Yalan söyleyen, kendini fazla zeki sanır

Yalan; ikiyüzlülük, hakaret, karşısındakini hafife alma, onunla alay etme anlamlarını taşır; aynı zamanda o şahsın kişilik bozukluğunu gösterir. Yalan sahibini mahcup ve rezil eder, kavga ve huzursuzluklara yol açar, insanları birbirine düşürür, dostlukları yıkar, düşmanlık tohumları eker. Yalan söyleyen, kendini fazla zeki sanır, oysa farkında olmadan aslında şahsiyetini tahrip eder; güvenilemeyen, sevilmeyen durumuna düşürür kendini. Hele insanların inançlarını kullanarak aldatmak, tahribatı vahim, vebali ağır, çok daha şiddetli sonuçlar doğurur.

Ne yazık ki, yalan günümüzde insanlar arasında çok yaygın hale geldi. Beyaz yalan, pembe yalan, kuyruklu yalan, dolandırıcılık, sahtekarlık derken yalanın her türlüsü toplumda icra edilir oldu. Şimdilerde gereksin-gerekmesin(!) su içmek kadar doğal kullanılıyor yalan. O yalanlar ise birikimle, kalp üzerinde zifte dönüşüyor, ruhta tonlarca külçe halini alıyor. Ezildikçe eziliyor onun altında yalan sahibi.

Ahlaki zaaflara, kişilik bozukluklarına nispeten göz yumularak ilişkiler sabırla sürdürülebilir belki; ama yalan kaygan bir zemin sunuyor kişilere. Buzlu bir yolda, gözlerini kapatarak kim gönül rahatlığıyla yürüyebilir ki? Ya da riskli öyle bir yerde kim yürümek ister, güvenli yollar dururken? Denir ki, “Az yalan söylenemez, yalan söyleyen her yalanı söyler.” İnsanı paranoyaya sürükleyecek bir ilişki sunar yalan. Yalanın yaptığı yüksek tahribatı çok az insan tamir edebilir. Hele samimi ve dostunuz sandığınız kişinin gözlerinizin içine baka baka söylediğini öğrendiğiniz yalanlarından sonra, dost sarayının gerçekte bir kulübe olduğunu gördüğünüzde, yaşanılan şok kolay kolay atlatılamaz.

Yalan söyleyenin doğruları bile itham altındadır

Yalan söyleyen belki “o anını kurtarır” ama kendini çok daha kötü bir duruma sokar. Çünkü yalan başladığı noktada durmaz, yalanlar zincirine dönüşür. En sonunda o zincire dolanıp yüzüstü kapaklanmak işten bile değildir. İmam Şafii, “Yalan; güven ve emniyeti, huzur ve itimadı yok eder” der. Cam bir eşyanın kırılmasından sonra bir daha bir araya gelmesi mümkün olmadığı gibi, güven de tuzla buz olur yalan karşısında. Artık o kişi doğru söylese de karşıdakinin şüpheli bakışlarından kurtulamaz. Gözlerdeki o derin sorgulama, en bilindik bakış olur yalanı yakalananın sözleri karşısında. Hep aynı soru sorulur içten; “Acaba yalan mı söylüyor? Beni kandırıyor mu?” Artık her söz ve hareket yargılanır iç mahkemede. O mahkeme, o kişi için hep orada kalır. Her söz ve hareketi tartılır, ölçülür biçilir; doğru olup olmadığına kanaat getirmeye çalışılır. Yalan söyleyenin doğruları bile itham altındadır artık. Böyle güvensiz bir ortam, insanı daima huzursuz ve tedirgin halde bırakır. Uzun süre kimse o gerilimi yaşamaya tahammül edemez ve yalan söyleyenden uzaklaşılır.

Diğer yandan yalan söyleyen, “kişi karşısındakini kendi gibi bilir” kuralınca, kimseye inanamaz. Böylece başkalarının güvenini yıkmakla kalmaz, aynı zamanda insanlara karşı kendisininkileri de yıkar.

“Ashab-ı kiram indinde, yalandan daha kötü bir şey yoktur”

Dinimiz yalanı, haram kılar ve şiddetle yasaklar. Üstelik bu öyle ağır bir sonuca bağlanır ki, yalan, kafirlerden bile daha aşağı görülen münafıkların vasıflarından sayılmıştır. Allah Teala, “…Allah, yalancı ve nankör olan kimseyi doğru yola iletmez” (Zümer, 3), “Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin. Böyle davranırsanız, Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar…” (Ahzab, 70-71) buyuruyor. Efendimiz (s.a.v) ise “İman sahibi, her hataya düşebilir. Fakat hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez”, “Kalp, doğruluktan huzur, yalandan ızdırap duyar” diye bildiriyor. Hz. Aişe (r.anha), “Ashab-ı kiram indinde, yalandan daha kötü bir şey yoktur. Çünkü onlar, yalanla imanın bir arada bulunamayacağını bilirlerdi” diyor.

Yalanın kazandırdıkları, kaybettirdikleri karşısında bir hiçtir. Öncelikle bu dünyada iğrenç bir koku ve pislik olarak yakalara yapışır. Gidilen her yere o iğrenç koku sahibinden önce varır. Kimse onlarla gönlünü açarak, iç huzuruyla oturamaz. Yüzler buruşur, kaşlar çatılır yanlarında. Ağızlarıyla kuş tutsalar, sözlerini hassas terazilere vursalar, o kaybedilen şeyi yeniden elde etmek neredeyse imkânsıza yakındır. Söz ve hareketlerini daima ispatlamak zorunda kalırlar. Ne kâbus! Bundan daha kötüsüyse, Allah’ın gazabını çekmek!

Rabia SULUK

__________________


İlahi ente maksudi ve rizaike matlubi

Edeb ile gelen ,Lütuf ile döner


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net/forum.htm
Moderatör
Moderatör
avatar
Teşekkürleri : 0
Yaş : 25
Kayıt tarihi : 18/01/09
Nerden : burdan
Mesaj Sayısı : 1932
Tecrübe Puanı : 9416

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Salı Şub. 24, 2009 7:13 pm

Allah razı olsun..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Moderatör
Moderatör
avatar
Teşekkürleri : 0
Kayıt tarihi : 12/01/09
Nerden : ERZURUM
Mesaj Sayısı : 3486
Tecrübe Puanı : 9770

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Salı Mart 03, 2009 8:33 am

Allah razı olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir
avatar

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Çarş. Mart 04, 2009 3:54 am

Allah Razı Olsun..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Müdavim
Müdavim
avatar
Teşekkürleri : 9
Kayıt tarihi : 15/09/08
Nerden : ~~ToPrAkTaN~~
Mesaj Sayısı : 6807
Tecrübe Puanı : 14313

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Çarş. Mart 04, 2009 3:55 am

Allah razı olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net
Müdavim
Müdavim
avatar
Teşekkürleri : 0
Kayıt tarihi : 18/12/08
Nerden : farkedermi
Mesaj Sayısı : 3174
Tecrübe Puanı : 9153

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Çarş. Mart 04, 2009 4:05 am

ALLAH RAZI OLSUN EMEĞİNE SAĞLIK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar
Teşekkürleri : 18
Kayıt tarihi : 17/09/08
Nerden : Yozgat
Mesaj Sayısı : 4748
Tecrübe Puanı : 12957

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Ptsi Mart 09, 2009 10:31 pm

Amin ecmain.

__________________


İlahi ente maksudi ve rizaike matlubi

Edeb ile gelen ,Lütuf ile döner


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net/forum.htm
Müdavim
Müdavim
avatar
Teşekkürleri : 0
Kayıt tarihi : 20/02/09
Nerden : Almanya
Mesaj Sayısı : 2393
Tecrübe Puanı : 13346

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır? Ptsi Mayıs 04, 2009 10:37 pm

:tşk: Allah razı olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.nurmedine.net/
Sponsored content

MesajKonu: Geri: Yalandan, Geriye Ne Kalır?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yalandan, Geriye Ne Kalır?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Aile-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Yeni bir forum kurmak | Bilgi | Dinler | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir blog yaratın