AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Dost Kapısına Eşik Olmak Gerek..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
avatar
Teşekkürleri : 25
Yaş : 31
Kayıt tarihi : 24/08/08
Nerden : Gül Diyarından
Mesaj Sayısı : 9415
Tecrübe Puanı : 20820

MesajKonu: Dost Kapısına Eşik Olmak Gerek.. Cuma Mayıs 29, 2009 4:17 pm

DOST KAPISINA EŞİK OLMAK GEREK
Hülya BALÇIN


Antalya’nın eski kale içi evlerinin yasemin ve portakal çiçeği kokan bahçelerinde geçen çocukluğumda, babaannemden duymuştum “ahretlik” sözünü ilk defa. Yanımızdaki büyük bahçeli evde oturan ve her daim gülümseyen arkadaşı Aliye Nine için kullanmıştı bu ifadeyi.

Aliye Nine babaannemin dostuydu, hatta dosttan da öte… Onlar birbirlerinin ahretliği olmuşlardı. Öyle kavilleşmişlerdi, birbirlerini ilk gördüklerinde ahirette de bir arada olmak için. Sürekli birbirlerini Allah için sevdiklerini söylerler, birbirlerine isimleriyle hitap etmezlerdi. “Ahretliğim” sözü çok uzaklardan gelip çok uzaklara ulaşan bir dua kuşuydu onların dillerinde, gönüllerinde. Bir temenni…

RABBİM, SEVDİĞİ BİR KULUNU BANA YAREN YAPTI

Babaannemin ahiret kardeşi Aliye Nine ne kadar eski olduğu sararmış kabından anlaşılan Kur’an-ı Kerimi’ni elinden düşürmez, daima yanında taşırdı. Sadece eşi dostu, torunları geldiğinde okumasına ara verir, fakat yine de yanı başından ayırmazdı. İnsanı diyar diyar gezdiren sohbetlerini bir şekilde Kur’an’da geçen peygamber kıssalarına getirirken Aliye Nine, ortamda hoş bir Akdeniz meltemi eserdi. Ondan aynı hikayeler defalarca dinlense de hep farklı bir haz alırdı dinleyenler.

Aliye Nine hiç boş durmazdı. Ya dizinin dibine toplanan mahallenin çocuklarına bir şeyler öğretme ya da eşe dosta Kur’an hatimi indirme gayretindeydi. Babaannem onun için hep şöyle söylerdi: “Rabbime ne kadar şükretsem azdır. Sevdiği bir kulunu bana yaren yaptı. Ne güzel bir ahretliğim var. Hediyelerin en kıymetlisini veriyor dostlarına… Kur’an-ı Kerim hatimi...”
Çocukları çok severdi. Hele yetim denilince hemen hüzünlenirdi ve sağ eli sürekli yetimlerin üzerindeydi. Okuldan sonra ona uğramayı adet haline getirmiştik. Nasıl getirmezdik, o güzel tebessümüyle ve insanın içine işleyen sesiyle bizlere ya tarçın kokulu masallar ya da evliya menkıbeleri anlatırken kulağımız onda, gözlerimiz de masada bizi bekleyen portakallı kekte, cevizli kurabiyelerde olurdu. Aslında bize anlattıklarından mı yoksa masada bizi bekleyenlerden mi daha çok hoşlanırdık çocuk aklıyla o zaman anlamazdık. Fakat bir gerçek vardı ki maneviyat hamurumuzu o yoğurmuştu sevdiğimiz kurabiyeler misali Allah ve peygamber sevgisiyle. Ondan öğrenmiştik; Hz. Adem ile Havva annemizi ve onlardan sonra gelen bütün peygamberleri… Allah’ın habibi Efendimiz’i (s.a.v)… Peygamber varisleri olan evliyaları… Onların sevgilerini, sadakatlerini, hüzünlerini, çilelerini…


BENİM (RIZAM) İÇİN BİRBİRLERİNİ SEVENLER NEREDE?

Babaannemden başka ahretlikleri de vardı Aliye Ninenin. Gerçi o herkese dünyalık değil ahretlik bir gözle bakar, gönülle severdi; büyük küçük ayırt etmezdi. Onun yanında olduğumda kendimi çok büyümüş de adam olmuş gibi hissederdim. Tılsımlı bir aynaydı sanki. Ona bakan ne isterse onu görürdü. Çocukluk işte, demek ki o yaşlarda büyümek ulaşılmazdı.
Gün geldi büyüdük onun faklı iklimleri solutan sohbetleriyle… Sevecen bir ses tonu ve “Evlatçım, yavrucum…” sözleriyle başlayan nasihatleri gençliğimizde de bizi bırakmadı. Arkadaşlarımızı seçerken titiz davranmamızı isterdi. Gerçek arkadaşlığın dayanması gereken temellerini yaşanmış örneklerle, hikayelerle bizlere anlatırdı. Ebedi dostlara sahip olan kişinin iki cihanda da bahtiyar olacağını bir gün şu hadisle anlatırken boncuk mavisi gözlerinden damla damla süzülen sanki Akdeniz’in berrak suyuydu. “Kıyamet günü olunca insanlar arasındaki akrabalık bağları kesilirken kardeşliğin hükmü de biter. Ortada sadece Allah için yapılan kardeşlik kalır ve Allah Teala kıyamet günü; ‘Benim rızam için birbirlerini sevenler nerede? Hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün onları kendi (rahmet) gölgemde gölgelendireceğim’ buyurur.”

O babaannemden yaşça biraz büyüktü ve hep “Ahretliğim, yaşı büyük olan yolda da büyüktür. Mevlam bilir ama benim vuslatım senden önce olacak. Kardeşçiğim benim yetimlerim sana emanet, onları iyi kolla!..” derdi. Babaannemden başka kimse anlamazdı bu yakarış kokan sözleri. Çünkü arkasına bırakacağı küçük çocuğu, torunu yoktu; “yetimleri” kimler olacaktı ki ondan sonra?

İnsanın en güzel ahretliğinin mürşidi olduğunu söylerken “Dost kapısına eşik olmak lazım” sözünü de dilinden hiç düşürmezdi. Babaannemle yaptıkları sohbetlerde hep o dosttan bahsederlerdi. İç çekerek bu dünyada ondan zahiren ayrı kaldıklarını söylerler, Mevla’ya ahrette onunla beraber olmak için dua ederlerdi. İkisi de aynı Allah dostuna gönülden bağlıydılar. Babaannemle ziyaretine gittikleri mürşitlerinin diyarında tanışmışlar ve orada birbirleriyle ahretlik olmuşlardı zaten.


ALİYE NİNENİN “YETİMLERİ”

Antalya’nın nefes aldırmayan yağmuru bir Kasım akşamı gailesizce yağarken farklı bir hava esiyordu Aliye Ninenin odasında. Yatağının başında dünyada çok sevdiği ve geride bırakacağı ahiret kardeşleri onun için Kur’an-ı Kerim okuyorlardı. Bir ara Aliye Nine dudaklarını kımıldattı; “Hoş gelmişsin Efendim…” diyerek son nefesini mütebessim bir şekilde verdi.

Yatağının biraz ötesinde duran sandığın üstündeki pembe bohçayı babaanneme vermesini kızından istemişti vefatından sonra. Babaannem bohçayı açarken arasından düşen kağıda Aliye Nine; yetimlerinin bohçanın içindeki seccadesi, günlük zikrini çektiği tespihi ve sararmış kaplı Kur’an-ı Kerim’i olduğunu yazmıştı. Babaanneme bunları bir yetim gibi emanet etmiş ve özellikle geceleri yetimlerine iyi bakmasını, arkasından garip kalmamalarını istemişti. Gecelerin dostlar için vuslat vakti olduğunu söylemiş ve gecelerde yine Allah için kavuşalım temennisinde bulunmuştu.

__________________


"Hüda zalim kişiyi helak etmek isterse
Kahır sebeplerini kendisine yetiştirir
Bu açık iddia için burhan gerekse
Firavun elinde Cenab-ı Musa'yı yetiştirir"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net
Müdavim
Müdavim
avatar
Teşekkürleri : 9
Kayıt tarihi : 15/09/08
Nerden : ~~ToPrAkTaN~~
Mesaj Sayısı : 6807
Tecrübe Puanı : 13614

MesajKonu: Geri: Dost Kapısına Eşik Olmak Gerek.. Perş. Haz. 11, 2009 12:56 am

“Kıyamet
günü olunca insanlar arasındaki akrabalık bağları kesilirken
kardeşliğin hükmü de biter. Ortada sadece Allah için yapılan kardeşlik
kalır ve Allah Teala kıyamet günü; ‘Benim rızam için birbirlerini
sevenler nerede? Hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün onları kendi
(rahmet) gölgemde gölgelendireceğim’ buyurur.”


ne büyük müjde Allah razı olsun kurban inş,,,

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar
Teşekkürleri : 18
Kayıt tarihi : 17/09/08
Nerden : Yozgat
Mesaj Sayısı : 4748
Tecrübe Puanı : 12258

MesajKonu: Geri: Dost Kapısına Eşik Olmak Gerek.. Cuma Tem. 17, 2009 1:52 pm

Ali Memati demiş ki:
“Kıyamet
günü olunca insanlar arasındaki akrabalık bağları kesilirken
kardeşliğin hükmü de biter. Ortada sadece Allah için yapılan kardeşlik
kalır ve Allah Teala kıyamet günü; ‘Benim rızam için birbirlerini
sevenler nerede? Hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün onları kendi
(rahmet) gölgemde gölgelendireceğim’ buyurur.”


ne büyük müjde Allah razı olsun kurban inş,,,


__________________


İlahi ente maksudi ve rizaike matlubi

Edeb ile gelen ,Lütuf ile döner


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net/forum.htm
Sponsored content

MesajKonu: Geri: Dost Kapısına Eşik Olmak Gerek..

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Dost Kapısına Eşik Olmak Gerek..

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Aile-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog