AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

İyilik Yap Ama Söyleme

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
avatar
Teşekkürleri : 25
Yaş : 31
Kayıt tarihi : 24/08/08
Nerden : Gül Diyarından
Mesaj Sayısı : 9415
Tecrübe Puanı : 21603

MesajKonu: İyilik Yap Ama Söyleme C.tesi Ağus. 01, 2009 12:22 am

İYİLİK YAP AMA SÖYLEME
Ahsen Nur EREN • 46. Sayı / DEĞERLERİMİZ


Nice insanlar vardır, yaptığı iyilikle olur olmaz yerde övünür, onu hatırlatır ya da en azından imalarda bulunur. Öyle ki karşısındakine içinden, “Keşke yapmasaydın” dedirtir. Adeta iyiliğini muhatabının kafasına vurur. İyiliği dillendirmenin muhatap için dayanılmaz sıkıntısını, “Diyet” adlı hikayesinde ünlü yazarımız Ömer Seyfettin çarpıcı bir örnekle anlatır: Haksızlığa uğrayan kılıç ustası elinin kesilmemesi için diyetini ödeyen kasabın durmak bilmeyen aşağılamalarına, ikide bir “Ben senin diyetini verdim, elini kesilmekten kurtardım” demelerine dayanamaz. Sonunda usta yine iyiliğin tekrarlandığı bir gün, satırla bileğini kesip kasabın önüne atar. Elsizliği adamın bitmek bilmeyen başa kakmalarına tercih eder.
Hayatın içinde de benzer hikayeler mevcut ne yazık ki. Türkiye’nin kurra hafızlarından birini, zengin bir zat hacca gönderir. Döndükten sonra da meclislerde rastladıkça, “Benim hafızım, oku bakayım şunu” der. Rahmetli hafız bir gün dayanamaz artık ve sahip olduğu tek evi satar, adamın yanına gider. O yine bildik sözünü tekrarlayınca, nedenini soran hafıza, kendisini hacca gönderdiğini söyler. Hafız harcanan miktarı adama verir ve “Ben artık senin hafızın değilim!” der.


KARŞILIK İÇİN YAPILAN, İYİLİK DEĞİL ALIŞVERİŞTİR

Allah’ın rızasını kazandırabilecek iş olan iyilik, esasen yapanı da¸ yapılanı da mutlu ve huzurlu eder. Ancak her şey gibi o da edep ve adabına uygun yapılırsa... Tüm davranışları ibadete çeviren şey niyettir. Onun karşılığı ise Allah’a ait, kuluna değil. Olaya böyle bakarsak ne başkasının canı yanar, ne de kendimizin. Karşılık beklentisinin bulunmaması, her şeyden önce kişinin kendi gönlünün rahat kalmasını sağlar. Ayrıca bir karşılık umarak yapılan, iyilik olmaktan çıkarak alışverişe döner. Hele de muhatabını ezecek, minnet altına sokacak imalar iyiliği kötülüğe çevirir.

İYİLİK YAPMANIN DA BİR EDEBİ VAR

Ayet ve hadislerle iyilik teşvik edilmesine rağmen ayrıca, muhataba eziyet yapılmaması, başa kakılmaması, gösterişten kaçınılması da emrediliyor. Aksi halde iyilikten sevap yerine, günah kazanılır: Kamil bir ahlaka ulaşamayan genelde iyilikleri karşısında bir takdir ya da iyilik bekler. O tür bir şey göremediğindeyse küplere biner; ardından konuşur, ona buna uğradığı haksızlığı(!) anlatır. Dillendirmeler alışkanlık halini aldığında muhatap için bir işkenceye dönüşür. Böylece iyilik göreni yaka silktirecek, nefret ettirecek bir hale sokar. Neticede iyilik ne yapana, ne de yapılana bir hayır sağlar. Sıradan bir şey halini alır.

Önemli olan iyiliği yaptıktan sonra kaybetmemek. Allah Teala başa kakılan iyiliğin boşa gideceğini şöyle bildiriyor: “Ey iman edenler! Malını gösteriş için infak eden, gerçekte Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimseler gibi, başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı iptal etmeyin, boşa çıkarmayın.” (Bakara, 264) Efendimiz (s.a.v) ise Allah’ın iyiliği başa kakanla kıyamet günü konuşmayacağını, yüzlerine bakmayacağını, temize çıkarmayacağını ve onlar için can yakıcı bir azap bulunduğunu haber veriyor. Nasıl bir iyiliktir ki, Allah’ın gazabını çeker ve kişiyi azaba uğratır? Bu nasıl bir nasipsizliktir ki kişi iyiliğiyle kaybeder? Kaybetmemek için tüm sahteliklerden kurtulmak gerekiyor. Yoksa zahirdeki ibadet ve iyilik görüntüsü kurtuluş için yeterli değil. Allah kendisi için olmayan şeyi yok saydığı gibi, görünürdeki ibadet üzerinden başkaları zarar görüyorsa, onun da ayrıca hesabını soruyor. Madem her şeyi kendimiz için yapıyoruz o halde o iyiliğe kendileri sebebiyle kavuştuğumuz kişileri değil minnet altına sokmak, veli nimet olarak görmemiz gerekiyor.


SADECE ALLAH’IN BİLMESİ YETERLİ

Oysa iyiliği sadece Allah’ın bilmesi yeterli. Çünkü onu başkalarının öğrenmesi, o kişiye bir kazanç sağlamayacak. Yine bu, iyilikte bulunanın ihlasının bozulmamasına da sebep olur. Ayrıca gizlilik, iyilik gören kişiyi de bir derece mahcubiyetten kurtararak gündelik hayatına incinmeden devamını sağlar. Efendimiz de (s.a.v) “Bir elinin verdiğini, diğer elin görmesin” buyurarak iyiliği gizli yapmaya teşvik ediyor. Bunda bizim bilmediğimiz nice başka hayırlar da saklı hiç kuşkusuz. Şunu akıldan çıkarmamak lazım: Kullar bilmese, takdir etmese bile yapılan iyiliği Allah mutlaka bilir. Zaten karşılık verecekse biri, bu O’ndan başkası olabilir mi? Hal böyleyken insanlara duyurmaya ya da insanların burnundan getirmeye ne gerek var ki?

İYİLİK DEDİĞİN BÖYLE OLUR

Bir zamanlar bir hoca, yıllar sonra bir talebesinin memleketine gitmiş. Ziyaret etmek istediğinde onun, bir borç sebebiyle hapse girdiğini öğrenmiş. Borcunu ödeyip hapisten çıkartmış ama, talebesine gözükmeden memleketten ayrılmış. Sırf o, iyiliğini öğrenince mahcubiyet duymasın diye. Soylu bir davranış şekli. Hazreti Aişe ve Ümmü Seleme (r.anhüm) validelerimiz de, fakirlere bir şey gönderdiğinde, götürene fakirin duasını ezberlemesini tembihler; kendileri de aynı duayı ona yapardı, duaları iyiliklerinin karşılığı olmasın diye.

TASAVVUF EHLİNİN İYİLİĞİ

Tasavvuf ehli ise, esasen ibadetleri için sevap kaygısı bile taşımaz. O sadece Allah için yapar yaptığını. Sadece O hoşnut olsun diye kendisinden. Böyle biri iyiliğini değil başa kakmak, iyiliği olduğunu bile unutur. İyiliği karşısındakinden önce kendine yapmıştır çünkü. Muhatabı onun için bir sebeptir sadece. Değil başa kakmak, bu iyiliğe vesile olduğu için ona minnet duyar. Şeyh Sadi der ki: “Seni hayır işlemeye muvaffak kıldığı için Allah’a şükret. Zira Hak Teala seni lütuf ve ihsanıyla boş bırakmadı. Padişaha hizmet eden ona minnet yükleyemez. Seni istihdam ettiği için sen ona minnettar ol.”

Kamil bir zata sorarlar: “Efendi, bu kadar hayır hasenat yaparken hiç gurura kapılmaz, kendinizi yardım ettiklerinizden üstün görmez misiniz?”; “O nasıl söz” der “hiç aşçının elindeki kepçe, ben insanları doyuruyorum diye gurura kapılır mı? Ben bir kepçeyim, Hak ihsanını kullarına benimle dağıtıyor!” Hoş bir benzetme. Allah Teala “…Kim bir iyilik kazanırsa, biz ondaki iyiliği arttırırız…” (Şura, 23) buyuruyor. Sahip olduğumuz hiçbir şey gerçekte bize ait değil. Allah’ın ikramına ulaşmak ve iyiliğe vesile olmak bir şereftir. Bize düşen, bu şerefi verene şükretmek!

__________________


"Hüda zalim kişiyi helak etmek isterse
Kahır sebeplerini kendisine yetiştirir
Bu açık iddia için burhan gerekse
Firavun elinde Cenab-ı Musa'yı yetiştirir"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net
Müdavim
Müdavim
avatar
Teşekkürleri : 9
Kayıt tarihi : 15/09/08
Nerden : ~~ToPrAkTaN~~
Mesaj Sayısı : 6807
Tecrübe Puanı : 14397

MesajKonu: Geri: İyilik Yap Ama Söyleme C.tesi Ağus. 01, 2009 2:10 am

Allah razı olsun kurbanım emeğine sağlık inş çok güzel paylaşımlar,,,
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://akmenzil.8forum.net

İyilik Yap Ama Söyleme

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Aile-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Bedava forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog