AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Çocuk

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Misafir
Misafir
avatar

MesajKonu: Çocuk Perş. Ara. 31, 2009 8:31 am

ÇOCUK
Kadriye BAYRAKTAR • 27. Sayı




Dört rasulden biri; hz. Davut ve demircilik sanatı

Benim adım “demir”. Hemen her yerde çıkarım karşınıza. En çok teknolojide yaptığım işlerle bilinirim. Tren ve gemi gibi birçok aracın hem içi hem de dışı benimle yapılır. Sadece teknolojide sanmayın insanların vücudunda bile varım. Övünmek gibi olmasın dünyada en yaygın olarak bulunan elementim. Aslında bu gün sizlere daha güzel şeyler anlatmaya geldim. Demiri insanların kullanımına kazandıran, ondan türlü türlü eşyalar yapan Davut Peygamber’i (a.s) duymuş olmalısınız. Hz. Davut dört büyük rasulden biridir. Kitabımız Kur’an da Hz. Davut’tan ve mucizelerinden bahseder.

Sevgili arkadaşlar! Benim teknoloji dünyasıyla tanışmama sebep olan, aynı zamanda demir sanatının mucidi Hz. Davut (a.s) oldu. Bir demire dokunduysanız taş gibi sert olduğunu bilirsiniz. Ama Davut (a.s) beni eline alıp hamur gibi yoğuruyordu. Tıpkı annenizin yaptığı pasta hamuru gibi. Sonra da o yumuşak demire istediği şekli vererek çeşitli araç gereçler yapıyordu. O, koskocaman bir ülkeye sultan olmuştu. İstediğini yaptırabilir, istediği şekilde yaşardı. Bütün ülkenin zengin kaynakları onun elinin altındaydı. Ama O Allah’a bir gün şöyle dua etti: “Rabbim! Ben elimin emeği ile geçinmek istiyorum.” İşte bu duanın cevabı olarak ona demiri istediği şekle bürüyüp, çeşit çeşit eşyalar yapma güzelliği bahşedildi. O da bu sanatı geliştirerek ailesinin ve kendisinin ihtiyacını temin etti.

En mutlu olduğum an onun sesini dinlediğim zamanlardı

Beni eliyle yoğurup çeşit çeşit sanat işleri yaparken, Allah’ın sözlerini okurdu. O kadar güzel bir sesi vardı ki onu duyan kuşlar dinlemek için evinin bahçesine konardı. Ağaçlar neşe içinde onun sesiyle uyanırdı. Rüzgar coşkuyla eser, yıldızlar gökyüzünde onu dinlemek için sıraya dizilirdi… Türlü türlü sesler çıkarır, çok güzel sözlerle sesini güzelleştirirdi… Sevgili Arkadaşlar! “Hemen her yerde gördüğümüz demir parçasının ne kadar büyük bir tarihi varmış?” diye düşünüyorsunuz sanırım. Siz düşünedurun bu arada benim vaktim doldu. İşimin başına dönmeliyim. Peygamberimiz “İşini yarına erteleyen ziyandadır” demiş. Benden söylemesi…

Duamız
ya Rasulallah!
Keşke sen burada olsaydın da senin o yumuşacık ellerini öpsem, beraber namaz kılsak, sohbet etsek. Ya Rasulallah! Seni; insanları dinimize çağırdığın için. Allah'ı (c.c) da güzel nimetler verip yeryüzüne gönderdiği için çok seviyorum. Seni çok seven küçük ümmetin.

Beyzanur Altay / Ankara


Bilmeceler

1- Vıkka da vıkka, yıkka da yıka. Ortası hokka, şokka da şoka.
2- Yarım kaşık, duvara yapışık.
3- Yürür yürür iz etmez, hızlı gider toz etmez.
4- Rabbim hoş yaratmış beş yemiş, beşi dahi birbirini görmemiş, ikisine gün
dokunur yaz ve kış. Üçü daha güneş yüzü görmemiş.
5- Benim bir gelinim var, gelenin gidenin elini öper.


Ayşeciğin Köşesi

Peygamberimiz’e hediye hazırlıyorum

Bu yıl annemle babam hacca gidiyorlar. Ne kadar mutlular bilemezsiniz. Çocuklar gibi sevinçliyiz diyorlar. Onların neşe ve sevinci beni de sardı. İlk gün annem bir ay görüşmeyeceğimizi söyleyince çok üzüldüm. Daha sonra öyle güzel şeyler anlattılar ki ben de onlarla gitmek istedim. Çünkü gidecekleri yer Peygamber Efendimiz’in doğup büyüdüğü mekandı. Bu arada İslam’ın beş şartından birinin de hacca gitmek olduğunu öğrendim.
Hac, zengin olan her Müslüman’ın yapması gereken bir ibadetmiş. Bu ibadeti yapmak için de Kabe’yi ziyaret etmek gerekiyormuş. Haccı ihramlı yapmak ve vakfeye durmak illa ki şartmış. Kabe’yi ziyaret etmeyi anladım ama diğer ikisini anlamadım.

Annem bir gün hacı olunca çok iyi öğreneceğimi söyledi. Bu sıralar misafirler de çoğaldı. Anne ve babamı uğurlamaya gelip dua isteyenler var. Herkes sevinçli ama ben daha da sevinçliyim. Çünkü annem ve babam bana çok güzel bir haber verdi. Hac dönüşü en yakın zamanda ailece umreye gideceğiz. Bu yıl gidemediğim için Efendimiz’e hediyeler hazırlıyorum. Sayısız salavat çektim. Kur’an’dan bildiğim sureleri okudum… Okumaya da devam ediyorum. Eğer sizlerin de tanıdığınız bir yakınınız hacca gidiyorsa hediye göndermeyi unutmayın. Çünkü sevgili Peygamberimiz’e hediye göndermek çok güzel bir duygu. Sizler de bu mutluluğu yaşamak istemez misiniz?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Çocuk

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Aile-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog