AnasayfaSSSAramaÜye ListesiGiriş yapKayıt Ol
Kütüphane bölümümüz güncellenmektedir.  "Kadın ve Erkek Eşitliği" konusu tamamlanmıştır.
Bağlantı sorunları nedeniyle Portal sayfası geçici olarak kaldırıldı....
"Program Arşivi" forumuna "Antivirüs Güvenlik" ve "Araçlar" kategorisi açılmıştır.
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Hakkını vermediğimiz iş yüzümüzü ağartmaz
Evlilikler de Bunalıma Girer
Ahirete İnancımız Ölçüsünde Huzurumuz Olur
Ebedi Hayata Doğmak
ABDEST
TALAK (BOŞANMA)
Gül Sultanım (Yeni Video Klip)
Beş Esas
Meleklere İman
Can Feda Edilecek Dost
Paz Şub. 23, 2014 7:32 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:27 pm
Paz Şub. 23, 2014 7:18 pm
Paz Şub. 23, 2014 3:07 pm
Ptsi Şub. 17, 2014 3:17 am
Ptsi Şub. 17, 2014 3:09 am
Ptsi Ocak 20, 2014 3:15 am
Cuma Ekim 11, 2013 4:33 am
Çarş. Ekim 09, 2013 2:50 am
Paz Ekim 06, 2013 3:15 pm
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat
osmanserhat

Paylaş|

Mihraptaki Ay

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Misafir
Misafir

MesajKonu: Mihraptaki Ay Çarş. Ocak 13, 2010 6:22 am

Mihraptaki Ay



“Secde-i sehv ile geçti ol kişinin ömrü kim
Tâk-ı mihrâbı ânın ebrû-yı dîdâr olmadı.” (Hamdî)


[(Namaz kılarken yöneldiği) mihrabın kemerini sevgilinin kaşı (olarak görmeyen) kişinin, ömrü sehiv secdesi ile geçmiş (demektir).]

Bizim cami mimarimizde mihrapların üst kısmı genellikle kavislidir. Yarım daire şeklindeki bu tâk yahut kemer, namaza duran divan şairlerine sevgilinin “yay”a benzeyen kaşlarını hatırlatır hep.

Mihrap kemeri ile ebru (kaş) münasebeti eski şiirimizde çokça işlenmiş ve her defasında mutlaka secde-i sehivden söz edilmiştir. Çünkü namazda iken mihrabın kemerine dalan, oradan sevgilinin kaşına gidip maşukunu aklına getiren kişinin, bu dalgınlığından dolayı sehiv secdesi yapması icap eder.

Malum, sehiv secdesi “yanılma” veya “hata sebebiyle yapılan secde” demektir. Unutarak namazın vacip ve (bazı mezheplere göre) sünnetlerinden birini terk, tehir; bunların yerini veya vasfını değiştirmek, farzlarından birini geciktirmek yahut fazladan yapmak gibi hatalar böylece telafi edilir.

Çoğumuzun başına gelmiştir; namazın ortasında hiç olmayacak bir mesele aklımıza takılır, tadil-i erkâna riayeti aksatırız. Rekâtları karıştırdığımız, kıraat tertibine uymadığımız olur. Böyle durumlarda ka’de-i ahireden yani son oturuştan hemen sonra bir özür ifadesi olarak sehiv secdesine varır, hatamızı düzeltmeye çalışırız.

Fakat dikkatinizden kaçmamıştır; yazının başındaki beyitte söylenenler ile bizim şuraya kadar anlattıklarımız arasında bir uyumsuzluk var. Biz mihrap kemerine dalıp namazda sevgiliyi hatırlayanlar için sehiv secdesi gerektiğini söylemeye çalışırken, şair tam aksini iddia edip namazda mihrap kemeri vasıtasıyla olsun, sevgiliyi hatırlarına getirmeyenlerin hata yaptığından dem vuruyor. “Böylelerinin ömrü sehiv secdeleriyle geçmiştir” diyerek mihrapta sevgilinin kaşını görmemeyi geçici bir hata da saymıyor üstelik. “Ömrün sehiv secdesiyle geçmesi”, ya bütün namazlarda hata edildiğini ve sürekli bir gaflet halini ya da farz olan secdelerin hep yanlış yapıldığını, dolayısıyla kılınan namazların boşa gittiğini anlatır.

15. asrın ikinci yarısında Bursa’da Çelebi Sultan Mehmet Medresesi’nde müderrislik de yapan Hamdullah Hamdi’nin ilmihal bilgisinden şüphe edemeyeceğimize göre, beytin bâtınına yol bulup asıl manayı aramamız gerekiyor.

Namaz, aradaki bütün engelleri kaldırarak kulun Allah’a yönelmesi, O’nun huzuruna çıkmasıdır. Allah Tealâ’ya yaklaşmanın, O’nunla mülaki olmanın imkânıdır. Gerçi bütün ibadetler Allah’a yaklaşmak içindir ama namaz, diğer ibadetlerin özü yahut özeti olmakla bu yakınlaşmanın daha hususi bir vesilesidir. Kur’an’da Alâk suresinin sonunda “(Allah’a) secde et ve yakınlaş” çağrısı vardır. Efendimiz s.a.v. de “kulun Rabbine en yakın olduğu anın secde anı olduğu” haberini vermiştir. Bu sebeple yine bir hadis-i şerifte “Namaz müminin miracıdır.” buyurulmuştur.

Miraç, bilindiği üzere Cenab-ı Hakk’ın Peygamberimiz s.a.v.’i kendi katına yükselterek, yaratılmışlar içinde başka hiç kimseye nasip olmayan yakınlıkla şereflendirmek suretiyle Efendimiz’e ikram ettiği büyük bir mucizedir. “Namaz müminin miracıdır” buyurulması, kulun namazla Miraç’taki bu yükseklik ve yakınlığa mahzar olabileceği imkanına işaret içindir.

Miraç’ta meleklerin dahi giremediği Sidre-i Müntehâ’yı Refref’le geçip doğrudan vahiy alacak kadar Alemlerin Rabbi ile mülaki olan Rasul-i Ekrem s.a.v.’in Allah Tealâ ile yakınlığı Kur’an-ı Kerim’de Necm suresinin 9. ayetinde “kâbe kavseyni ev-ednâ” yani “iki yay (aralığı) kadar, (hatta bundan) daha yakın” şeklinde tarif edilir.

Kavseyn “iki yay” demektir ki kavis kelimesi dilimize de geçmiştir. Ancak ayetteki kavs (yay) ile kastedilen, ok atmaya yarayan alettir. İki yayın ve bunların yakınlığının ne olduğuna dair birçok tefsir yapılmış fakat netice olarak hepsinde de Allah Tealâ ile kulu arasındaki ünsiyetin son haddine işarette bulunulduğu hususunda ittifak edilmiştir.

Bu meyanda merhum Elmalılı Hamdi Efendi’nin naklettiği, İslâmiyet öncesi Arap kabilelerine mahsus bir ahitleşme şekli sanki kâbe kavseyn’in en uygun tefsirini vermektedir. Buna göre ittifaka karar veren iki tarafa ait birer yay üst üste konarak adeta birleştirilmekte, ikisinin kabza ve kirişi tek bir yaymış gibi kullanılarak böylece bir ok atılmakta imiş. Bundan sonra aynı maksadı, aynı metodu paylaşacakları; aynı şeye razı olacakları, birlikte hareket edecekleri manasına gelirmiş bu.

Ayetin lafzındaki “kavseyn”den hareket eden ceddimiz, mimarimizdeki kavisli her şekil, şiirimizde bu niteliği yansıtan her ifade ile mutlak sevgili Allah’a yakınlığı, O’nun rızasına tabi olmayı, O’nun katına yükselmeyi simgelemiştir. Nitekim iki yay gibi düşünülen kaşlar kâbe kavseyne işarettir. Kaşları müşahede, “didar”ı, yani Cemal tecellilerini müşahede ile mümkündür; manevi yakınlığın son raddesidir.

Mihrap kemeri kavseynin birinci kavisini sembolize eder. Cenab-ı Hakk’ın kuluna bahşettiği yakınlaşma imkanına işarettir. Ancak bu imkandan istifade, kulun kendi kavsını bununla birleştirmek suretiyle tahakkuk eder. Kulun kavsı “secde”dir. Secde halinde iken insan vücudu yay şeklini alır. İşte kul tâk-ı mihrâbı (mihrabın kemerini), ebrû-yı dîdâr (yüzdeki kaş) olarak göremezse eğer, iki yay birleşmez, yakınlık “kâbe kavseyni ev ednâ” derecesine ulaşmaz, miraç gerçekleşmez.

Mihrap kemerini kâbe kavseyn mertebesinin işareti olarak görmek, namazda huşûdur. Allah’ın huzurunda olmanın, O’nunla konuşuyor olmanın getirdiği hürmet ve haşyettir. Alemlerin Rabbi’nin kudret ve azameti karşısındaki aczimizin idrakidir. Bunlar olmayınca namaz namaz, secde de secde olmaz. Olsa olsa, şairin dediği gibi “ömrü secde-i sehv ile geçirmektir” bu.


T. Ziya ERGUNEL • 131. Sayı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Moderatör
Moderatör
Teşekkürleri : 39
Yaş : 39
Kayıt tarihi : 16/09/09
Nerden : isvec
Mesaj Sayısı : 2453
Tecrübe Puanı : 12440

MesajKonu: Geri: Mihraptaki Ay Çarş. Ocak 13, 2010 4:39 pm

“Secde-i sehv ile geçti ol kişinin ömrü kim
Tâk-ı mihrâbı ânın ebrû-yı dîdâr olmadı.” (Hamdî)


divan edebiyati bir baska guzel oluyor... Allah razı olsun kurban..

__________________


MENZIL SUFISI:
http://menzilsufisi.wordpress.com/
SUFISMEN:
http://sufismen.wordpress.com/
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir

MesajKonu: Geri: Mihraptaki Ay Çarş. Ocak 13, 2010 7:54 pm

Amin,,ecmain.. Evet kurban gerçekten öyle. Şu iki satırlık beyit.
Ne çok şey anlatıyor insanlara.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content

MesajKonu: Geri: Mihraptaki Ay Bugün 2:35 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Mihraptaki Ay

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Menzil Forum :: Semerkand & Radyo & TV :: Semerkand Dergisi-
SİSTEM BİLGİLERİÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by phpBB2 (subsilver)
Copyright ©2008 - 2011,
Content Relevant URLs by www.akmenzil.net
Kuruluş Tarihi : Paz 24 Ağus. 2008 - 18:30
akmenzil.net sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanızakmenzil@hotmail.com e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog